sokaktayım...hani nazan öncelin sokak kızıyım diye bi şarkısı vardı ya aynen o kız gibi sokaktayım işte... yanımdan insanlar geçiyor arada da köpekler(kediler nerde?kaybolalı çok oldu mu?) sanırım korkuyorum...içim ürperiyor...bu kadar karanlık yüzün oldugu sokakta tek başımayım sanki ya da bu sokak dünyanın minyatürü...
dikkat ettiniz mi hiç yağmur yağarken insanların yüzüne? kırış kırış sanki kıyafetleri değil de ruhları ıslanıyor...
kimi küfrediyor tanrıya bütün engelleri onun yoluna koydugu için kimi etrafındakilere neden şemsiyesiz çıktıklarını sorgularken..hersey var da bir tek mutlu insan yok...
oysa biriyle sevgili olma yolunda kaygan zeminde ilerlerken illaki günün birinde sorulur romantizmin derecesi...yağmur baş aktör tabiki...
cevaplar da "ah evet sevmem mi hele çisil çisil yağdığında yanında sevgilin olacak sakin sakin ıslanmadan korkmadan yürüyeceksin"
ee
şimdi değişen ne?
biraz hazla mı yağıyor?
herseyin fazlası zarar mı?
neden ki?
hani çok sevilmek ve çok sevmek en büyük mutluluktu...
siktir !
birini çok seversin (belki de aşık olursun) boğuyorsun beni der, tamam sen aradığında ulaşılabilir olucam sadece dersin..
ee sonra..
umursamaz olur adın...sonra da uyumsuz...ve o ince iplikten düşüş anı gelmiştir...
biter ve gidersiniz..
yeni bi ilişkide ise hiç aklınıza gelmez eskiler ...
aynen her 3 bulut birleşince yağmur yağdığını bildiğimiz halde bulutları görsek de almayı ihmal ettiğimiz şemsiye gibi...
ıslanın ...
korkmadan erimekten :))